Hepimiz aynı çıkmazın içine düşmüşüzdür: Bir anket yaparsınız, sonuçlar bir gelir ki sormayın; müşteriye sorsanız her şey çok önemli, her şey "olmazsa olmaz".
Peki, eldeki sınırlı bütçeyi ve zamanı nereye harcayacağız? Her şeyin "kritik" olduğu bir yerde, aslında hiçbir şey öncelikli değildir. İşte MaxDiff analizi, bu kafa karışıklığını ortadan kaldıran, neyin gerçekten değerli olduğunu gösteren bir pusula gibidir.
Deneyim yönetimi dünyasında MaxDiff, "herkesi aynı anda memnun etme" yanılgısından kurtulup ayağı yere basan kararlar almamızı sağlar.
İnsanların her şeye 1 ile 5 arası puan verdiği anketleri düşünün. Müşteri ya ayıp olmasın diye her şeye yüksek puan verir ya da o anki ruh haline göre her şeyi yerin dibine sokar. Bu tarz verilerle strateji kurmak, karanlıkta yol bulmaya çalışmaya benzer.
MaxDiff ise işi "tercih dengesi" üzerine kurar. Hayatta her şeye aynı anda sahip olamayacağımızı en iyi müşteriler bilir. Bu yöntemde onlara seçenekleri gruplar halinde sunar ve şu iki net soruyu sorarız: "Senin için hangisi vazgeçilmez, hangisi olmasa da olur?"
Bu testi farklı eşleşmelerle birkaç kez tekrarladığınızda, müşterinin gerçek önceliklerini görürsünüz. "Hepsi çok önemli" deme şansını ellerinden aldığınızda, müşterinin neyi neye feda ettiğini, neyin gerçekten fark yarattığını anlarsınız.
MaxDiff de Konjoint de seçim yaptırır ama kulvarları farklıdır. Birinde "hangisi öncelikli?" diye bakarken, diğerinde "bu paket bu fiyata değer mi?" sorusuna yanıt ararız.
Ekipler MaxDiff gibi yöntemler kullanmadığında, genellikle her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışır. Ancak gerçek şu ki: Her şeyin öncelikli olduğu bir yerde, aslında hiçbir şey öncelikli değildir. Bu da emeğin dağılmasına ve bütçenin verimsiz kullanılmasına yol açar.
Örneğin; "site hızı" ve "müşteri desteği" anketlerde benzer puanlar almış olabilir. İkisini de eşit derecede kritik sanabilirsiniz. Oysa MaxDiff yapıldığında, müşterilerin site hızını çok daha hayati bulduğu ortaya çıkabilir.
Belki de site hızlı çalıştığı sürece, desteğe biraz daha geç bağlanmayı dert etmiyorlardır. Bu farkı bilmeden yatırım yapmak, kaynakları yanlış yere harcamaktır.
MaxDiff’in ne olduğunu artık biliyoruz. Peki, bu yöntemi sahada, bir CX programı içinde nasıl uygulayacağız? Farklı rollerin bu aracı nasıl kullandığına yakından bakalım.
Müşteri deneyimi programınız muhtemelen müşterilerin markanızla girdiği onlarca farklı etkileşimi takip ediyordur. Ancak gerçek şu ki; bazı anlar, müşterinin markaya dair genel algısını diğerlerinden çok daha fazla etkiler.
Deneyim analitiğini yöneten süreç yöneticileri, MaxDiff’i kullanarak hangi anların en büyük etkiyi yarattığını tespit ederler. Bu analiz sayesinde, kaynaklarını sadece "algıyı gerçekten değiştiren" temas noktalarına harcayarak müşteri yolculuğunu çok daha akıllıca yönetmiş olurlar.
Ürün ekiplerinin önünde genellikle ucu bucağı görünmeyen bir yapılacak işler listesi (backlog) vardır. Müşteri bağlılığını artırmak için "Bir sonraki adımda neyi inşa etmeliyiz?" sorusuna yanıt vermeleri gerekir.
Stratejistler ve ürün yöneticileri, MaxDiff ile müşteriye doğrudan şunu sorar: "Bu özelliklerden hangisi sizin için en kritik olanı?" Bu sayede ürün yol haritası, sadece şirket içindeki fikirlerle değil, doğrudan müşterinin yönlendirmesiyle şekillenir. Bu da müşteri kaybını (churn) önlemek için atılabilecek en sağlam adımdır.
Bir deneyimin aksadığını biliyorsanız, doğru noktaya müdahale etmeniz gerekir. MaxDiff analizi ile kök neden analizlerini birleştirerek, müşterinin canını en çok yakan, en fazla hayal kırıklığı yaratan sorunu nokta atışı belirleyebilirsiniz.
Bu yöntem, sadece müşterinin mutsuz olduğunu söyleyen basit duygu analizlerinden (Sentiment Analysis) çok daha değerlidir. Çünkü size sadece müşterinin mutsuz olduğunu söylemekle kalmaz; hangi sorunun en sinir bozucu olduğunu ve ilk önce hangisinin çözülmesi gerektiğini net bir şekilde gösterir.
Adım Adım MaxDiff Süreci
Bir müşteri deneyimi ekibi için gerçek uygulama süreci nasıl işler? Gelin, adım adım üzerinden geçelim.
Bu kısım, stratejik yönetimin en kritik halkasıdır. Tam olarak hangi kararı vermeye çalıştığınızı net bir şekilde ortaya koymalısınız.
Test edeceğiniz özellikleri veya sorunları rastgele seçmeyin.
Müşteri şikayetlerinden gelen verileri, kök neden analizlerini veya açık uçlu geri bildirimlerde öne çıkan başlıkları kullanarak bu listeyi oluşturun. Kısacası, müşterinin gerçekte ne konuştuğuna bakın.
MaxDiff deneyimi, genellikle geniş kapsamlı anketlerin içine yerleştirilen özel bir bölümdür.
Burada ağır işi kullandığınız teknolojik platform yapar; katılımcıya gösterilecek en mantıklı seçenek kombinasyonlarını otomatik olarak hazırlar. Kaliteli veri alabilmek için anket yönetim süreçlerinizin sağlam olduğundan emin olmalısınız.
Veriler toplandıktan sonra platform, bu "en iyi" ve "en kötü" seçimlerini her bir madde için bir "tercih puanına" dönüştürür.
Bu puanlar, seçeneklerin birbirine göre ağırlığını ve sıralamasını matematiksel olarak gösterir. Bu, neyin müşteriyi gerçekten harekete geçirdiğini anlamanın en güçlü yoludur.
İşin en önemli kısmı burasıdır; çıkan sonuçlar doğrudan aksiyon planlarınıza yön vermelidir.
Eğer "fatura netliği" listenin en başında çıktıysa, tüm odağınız burası olmalıdır. Bu netlik, şirket için "bir sonraki en doğru adımın" ne olduğunu tetikler.
Şu durumlarla karşılaştığınızda MaxDiff’i masaya yatırmalısınız:
MaxDiff kullanırken bile hata yapmak mümkündür. En sık rastlanan hata, listeye çok fazla madde ekleyip anketi içinden çıkılmaz hale getirmektir. Ayrıca, anket tasarımı zayıf olduğunda verinin kalitesi de düşer.
Bir diğer büyük sorun ise, sonuçları aldıktan sonra onları hayata geçirecek bir "aksiyon planı" yapmamaktır. Son olarak, sahada bu çözümleri uygulayacak olan ekipleri en baştan planlamaya dahil etmezseniz, analiziniz kağıt üstünde kalır.
MaxDiff size seçmeyi öğretir. Karmaşanın ortasında netlik sağlayan, basit ama çok güçlü bir yöntemdir. Gerçekten neyin önemli olduğunu bilip ona göre hareket ettiğinizde, deneyim yönetiminin gerçek karşılığını almaya başlarsınız.